Xbox360






Bitmek bilmeyen bir savaş


Konumuz, Sera isimli gezegende her şey yolundayken birdenbire yeraltından gelen düşmanlara karşı verilen savaş ile başlamıştı. İlk oyunun sonunda ise Lightmass denilen büyük bir bomba ile yaratıkların ana merkezini havaya uçurmuştuk. Fakat aradan geçen zamanda düşmanımız olan Locust topluluğu kendini toparlayıp tekrar saldırılara başlıyor. Serinin devam oyununda yine Marcus Fenix adlı karakteri yönetiyoruz. Bu sefer daha büyük bir plan ile düşmanı tamamen ortadan kaldırmak için direk taarruza geçiyoruz.










Bitmek bilmeyen bir savaş


Konumuz, Sera isimli gezegende her şey yolundayken birdenbire yeraltından gelen düşmanlara karşı verilen savaş ile başlamıştı. İlk oyunun sonunda ise Lightmass denilen büyük bir bomba ile yaratıkların ana merkezini havaya uçurmuştuk. Fakat aradan geçen zamanda düşmanımız olan Locust topluluğu kendini toparlayıp tekrar saldırılara başlıyor. Serinin devam oyununda yine Marcus Fenix adlı karakteri yönetiyoruz. Bu sefer daha büyük bir plan ile düşmanı tamamen ortadan kaldırmak için direk taarruza geçiyoruz.



"Gears of War 2'de ilk oyundaki baş karakter Marcus Fenix'i yeniden yönetiyoruz."


Daha büyük, daha etkileyici, daha kaliteli


Gears of War’ın bu denli yüksek notlar almasındaki en önemli başarı bölüm tasarımları ve atmosferidir. Sizi öyle içine alır ki, çoğu zaman heyecanlanırsınız. Ayrıca eklenen ufak ayrıntılar ciddi güzel görselliklerin yolunu açar. Bir bölümde kapıya bomba koyup patlatmanız gerekiyor. Gidip koskoca bombayı arkadaşınız ile tutup, birlikte kapıya kadar taşıyorsunuz. Bu sırada tek elinizde silah gelen ufak yaratıklarla da ilgilenmeniz gerekiyor. Küçük bir kurgu, ama ekranın anlık kararıp, bombanın kapının önüne ışınlanmasından çok daha etkileyici. Bir diğer aksiyon ise girdiğiniz büyük ve karanlık tünelde yaşanıyor. İlerledikçe etrafınızı görememeye başlıyorsunuz. Kendi aralarında konuşan karakterler sonunda arkalarından bir aracın onları izlemesini ve ışıklarını yakıp yol göstermesini istiyor. Bölümler bu tarz küçük ama ince ayrıntılarla dolu. Zaten çevre atmosferi ile oyuncuyu etkilemeyi başaran yapım böylelikle çıtasını yükseltmiş oluyor. Bunca görselliğin bir arada bulunduğu bölümler arasında da insanı sıkacak kadar uzun yükleme ekranları çıkmıyor. Bir nefes alıp kendinize geldiğiniz gibi maceraya devam ediyorsunuz. İlk oyunda yapay zeka biraz fazla iyiydi. Çevrenizde birden çok düşman olduğunda sizi rahatlıkla öldürebiliyorlardı. Özellikle uzaktan hepsi sanki birer usta nişancıymış gibi her türlü silahla sizi haklıyordu. Bu sefer zorluk dereceleri elden geçirilmiş. Yapay zeka biraz daha normalleşmiş. Eskiye nazaran daha az ölüyorsunuz. Takım arkadaşlarınız ise genelde tek tük aksiyona girerlerken, artık nerdeyse bütün işi yapıyorlar. Fizik motorunda yapılan geliştirmeler sonucu parçaladığınız vücutlar ve su son derece gerçekçi olmuş. Kopan kollar bacaklar ayağınıza takılıyor, suda ilerlerken hem yansıma hem da ufak dalgalanmalar oluyor.


Daha kanlı, daha vahşi


GOW 2 üçüncü gözden oynanan bir oyun olduğundan kamera çok büyük önem taşıyor. Duvarların arasına girme, istediğiniz yere hedef alamama gibi sıkıntılardan eser yok. Zaten düzgün çalışan siper sisteminde ufak düzeltmeler yapılmış. Bunların dışında artık düşmana diz çöktürdüğünüzde gidip direk öldürmek yerine, kaldırıp siper olarak kullanabiliyorsunuz. Canınız sıkılında ise boynunu kırıp işinize bakabilme şansınız da var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder